Navigasyon |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
KÖYDEN HIKAYELER & ANILAR
Insanlik Öldümü ?
Ceylanin Intikami
Capan Emmi
Ihsan Amcam ( Baba )
Panliya Bakan Geliyor
Selaminin Dügünü ( Patlak Davul )
Tat Yilmaz Sarikayanin Cetesine karsi
Gö Yahya Emminin Köy Odasi
Cengiz Hoca
Tat Yilmaz ve Aksaray Sanayi
Fikretin Motoru
Emmi oglu niye kaciyor ?
Piskopat Horoz
Okul Topu
Hizir Emmi Motordan Düstü
Isak Emmi , Cendermeler ve Ben
Eski Dügünlerimiz
Muhtar Emmimin Sigarasi
Avcilar
Tat Yilmaz ve Taksici
Gö Yahyanin Foteri
Göllü Bagi
Ilk televizyonlarimiz

Eski köy Düğünleri
Yazan : şakir Ilbey
Eski köy düğünleri bir başka olurde be dostlar.şimdiki salon düğünlerinden pek bir zevk almıyorum.Biz çocukken köyde düğün olacağını önce rahmetli Vahdet emminin heybesiyle dağıttığı kınalı şekerlerden öğrenirdik.O zamanları köyümüz daha kalabalıkdı.Düğünler bir başka geçerdi.Akşamları bütün köyün çocukları toplanırdı düğün evinde değişik oyunlar oynardık en çok da saklambaç tabi ki...
Gerçi çocukları büyüklerin oturduğu odalara pek koymazlardı biz pencereden bakardık içerde ne olduğuna,yalnız rahmetli bıyıklı Eren emminin oğlu Fikret nasıl oluyorsa oda da baş köşede otururdu yani törbilli idi bazen kendiside anlatır kerada "ben düğünlerde çelebi hocayla kadeh topuştururdum"diye...
Akşamları köyün delikanlıları biraz kafaları iyi halde haley çekerlerdi,halayın en başında Isak emmi elinde mendili bir oyana bir buyana biraz sonra gömleğinin yakasını çeker koparır bu onun bir adeti idi yalnız düğün sahibinden de yeni gömleği alır dı ama hak ederdi ısak emmi de yani...
Düğünün son günü biz çocukları bir heycan sarardı niye mi çünkü beş on kuruş kazanma günüydü düğünün son günü önce gelin arabasının önünü keserdik artık düğün sahibinin insafına kalmış kaç lira vereceği veya arabadan inip kuvalaması...Oradan para alamadıksa bir şansımızda daha vardı beş on kuruş için hemen düğün evinin giriş kapısının en önüne durmak çünkü biraz sonra damat gelini içeri sokarken çebinden bozuk para saçacak bizde alacağız ama orası bir karışırdı ama iyi karışırdı toz duman ne kaparsan şansına....
Pazar günü gelin almaya gidilecek yine biz çocukları alırdı bir korku ya bizi götürmezlerse,o zamanları araç sayısı az ve düğünlere bulunursa bir iki taksi o da zor ya bir iki eski ford münibüs ve traktörlerle gidilirdi.Birisi oradan çocukları götürmeyelim derse vay halimize çoğu zaman da böyle olurdu bilmezlerdi ki çocuksuz düğün olur mu?
Eskiden köyler de birde gelini alıp da araçlar yürüyünce taşlama vardı.Rahmetli Salman abinin düğününde Yağmurhüyüğünde az mı taş yemiştik yine Özcan abinin düğünü yanlış hatırlamıyorsam kışın olmuştu.Gelin arabası da yoktu traktörün kasasına bir masa iki sandalye attılar da özcak abi ve gelin traktörün kasasında iken bir taş sağanağı başladı Demircili köyünde yanlış hatırlamıyorsam o taşlardan biri de Damat'a isabet etmişdi.Neyse biraz o zamanki düğünleri biraz olsun canlandırabildim mi bilmiyorum ama esas hadise Sadettin Amcanın oğlu Yüksel abinin düğünde oldu nasıl mı?Şöyle ki..
Yüksel Abi Yaylak köyünden evlendi düğünün son günü artık gelin alınmıya gidilecek acaba biz çocuklarıda düğüne götürecekler mi bilmiyoruz fakat bütün çocuklar bir arada en hızlı motoru kim sürer onu görüşüyoruz aramızda çünkü düğünde en önde gitmek bizim için harika bir şey,neyse çocukların düğüne gitmesine itiraz yok biz zaten kimin moturuna bineceğimize oy birliğiyle çoktan karar verdik tabii ki Mikail(ibiş)abinin moturuna çünkü en hızlı kaptan o.Düğün konvoyu yürüdü yalnız biz biraz geride kaldık yalnız mikail abi Ünal Emminin evine doğru birkaç moturu solladı Yalnız hale en önde değildik ama olmalıydık,lefanın evine doğru yaklaşmıştık önde Gögüş emminin motoru vardı yol vermiyordu bir sağ bir sol yine yol vermiyor mikail abi herhalde sağdan yarı şarampüllü geçeyim diye şarampüle bir daldı pir daldı Traktörün kasası yan yattı tabii ki biz şarampülün içine ala çamurlu daldık orası ana baba gününe döndü bağranlar çağranlar Allah'dan fazla bir şey olmadı.Bizim Yaylak Köyü maceramız orada bitti kimler vardı o gün kasa da hepsini hatırlıyamıyorum ama biri vardı ki hiç unutmuyorum Dağıstan vardı üstü başı çamur olmuş o ise tepkisini şu sözlerle dile getiriyordu"Papazın malı"...
-
|
|
|
|
|
|
|
|
Bugün 164873 ziyaretçiburdaydı! |
|
|
|
|
|
|
|