KÖYDEN HIKAYELER & ANILAR
Insanlik Öldümü ?
Ceylanin Intikami
Capan Emmi
Ihsan Amcam ( Baba )
Panliya Bakan Geliyor
Selaminin Dügünü ( Patlak Davul )
Tat Yilmaz Sarikayanin Cetesine karsi
Gö Yahya Emminin Köy Odasi
Cengiz Hoca
Tat Yilmaz ve Aksaray Sanayi
Fikretin Motoru
Piskopat Horoz
Okul Topu
Hizir Emmi Motordan Düstü
Isak Emmi , Cendermeler ve Ben
Eski Dügünlerimiz
Muhtar Emmimin Sigarasi
Avcilar
Tat Yilmaz ve Taksici
Gö Yahyanin Foteri
Göllü Bagi
Ilk televizyonlarimiz
Dagitan Bölemin Aski
Ebemin Balik Corbasi
Fikriye Ana
Tat Yilmaz
Kör Isak Emmi
Gurbet
Celebi Hoca
Emmi oglu niye kaciyor ?

GÖ YAHYA EMMININ KÖY ODASI
Yazan: Musa Ertem
Kaynak: Hikmet Gütekin
Eskiden köde bayramlarimiz bir baska olurdu. Bilmem biz cocuk oldugumuz icin mi öyle güzedi o bayramlar, yoksa gercekten mi öyle güzel olurdu... Sanirim ikisi de dogru. Bize güzel gelirdi, cünkü gercekten güzeldi. Bayram yaklasirken icimizi bir heycan sarardi. Hele arefe gecesi gözümüze uyku girmezdi. Sabah olsa da büyüklerin ellerini öpsek de seker alsak diye. Öyle harclik verme adeti yoktu. Aksamdan bayramcalik elbiselerimizi (tabi eger varsa) basucumuza hazirlardik. Sogukkuyu ayakkabimi ben arefe günü cesmede iyice yikar parlatirdim. Yamalikli pantolonumu cikarir yamaliksiz olan bayramcaligimi giyinirdim.
Bayram sabahi erkenden kalkar, aksamdan hazirladigim bayramcalik elbiselerimizi büyük bir mutluluk icinde giyinir babalarimiz ve büyüklerimizle caminin yolunu tutardik. Camide imam cok tatli vaazler verirdi bayram sabahlari. Ihtiyarlar en ön sirada saf tutarlar, ondan sonra diger yetiskinler ve en son safi da biz cocuklar doldururduk. Ben köydeki camimizde kildigim o bayram namazlarinin havasini, huzurunu ve mutlulugunu hicbir camide bulamiyorum. Sanki o gün camiye nur dogardi. Aklimdada genellikle Saban Sevinc abinin kildirdigi namazlar ve verdigi vaazlar kaldi. Kulaklari cinlasin. Namaz kilindiktan sonra topluca hicbir fire vermeden mezerliga giderdik. Hoca kuran okurdu, bizler de arkasindan Fatihalarimizi yadederdik. Kuran okuma islemi bitince mezarligin havlusunun icinde tek sira halinde dizilirdik. Herkes birbirinin elini sikar, kücükler büyüklerin ellerini öper, darginlar barisirdi. Kimse kimseyle bayramlasmadan, elini sikmadan ayrilmazdi... Gurbette olan köylülerimiz de ne yapar yapar bayram gün mutlaka bayram namazina yetisirdi... Hasret giderilirdi, sohbet edilirdi... Hey gidi günler hey...
Hikmet abi bana bir anisini anlatti. Cok hosuma gittigi icin ben de bu aniyi sizlerle paylasmak istedim.
Yine böyle bir bayram sabahi namazdan sonra topluca mezerlik ziyaretine giderler. Kuran okunur, dualar edilir, herkes birbiriyle bayramalsir...
Gö Yahya emminin evini sanirim herkes bilir. Evinin yanibasinda bir de köy odasi vardi. Mezarliktan cikan köylüler önce evine gider. Coluk cocuguyla bayramlasir ve kahvalti eder. Daha sonra kücükler büyüklerle bayramalsmaya cikar.
O gün rahmetli Yahya emmi mutlaka misafir agirlamak istermis. Bayram ya, mutlaka misafir agirlayip ikramda bulunmak istiyormus. Daha köylüler kahvalti bile yapmadan mezarliktan evlerine giderken, Yahya emmi odasinin önüne durmus ve mezarliktan gelen köylüleri odasina davet ediyormus. "Buyurun komsular, bi cay icelim" diye her gecene israr edermis. Ama köylüler "Yahya aga sonra gelelim" diyerek daveti nazikce reddederlermis. Yahya emminin büyük israrlarina ragmen kimse odaya gitmeyi kabul etmemis. Yahya emmi bu ise bozulmaya baslamis. En son gelen o zamanlar köyün gencleriymis. Bes kisilik bir gurup. Cona emminin oglu Hüsnü ile Seyfullah abi. Topallardan Habip abi ile Yasar abi ve bir de tilkilerden Hikmet abi. Yahya emmi bu besini cevirmis. Cok israr etmis. "Koca köyden kimseyi cay icmeye ceviremedim, siz bari gelin yigenim" demis. Yahya emminin son ümüdü gencler. Onlari da ceviremezse Yahya emmi cok üzülecek. Bunlar da varmak istememisler ama Yahya emminin elinden kurtulamamislar. Israra dayanamamislar. Ve Yahya emminin aziz misafirleri olmuslar. Yahya emmi de en sonunda odada agirlayacak birilerini buldum diye sevinerek odaya cikmislar...
Yahya emmi hemen gaz ocagini ateslemis. Suyu kaynatip cayi demlemis. Havluyla caydanligi güzelce sarmis. Biraz sonra cay servisini yapmasi icin Hüsnü abiye ricada bulunbus. Hüsnü abi caylari doldurup servisi yapmis. Küp sekerden herkes ikiser tane cayina atmis. Ama Seyfullah abi cayi cok tatli icermis. Digerleri iki sekerle yetinirken Seyfullah abi 5-6 tane sekeri bardaga indirmis. Bu durumu gören Yahya emminin tepesi atmis. O gün bayram oldugunu, onlari kendisinin zorla davet ettigini unutmus. Yahya emmi bu, onun her rüzgarina harman bozulmaz, ne zaman ne yapacagi belli olmaz. O kadar sekerin bir bardaga indirildigini görünce dayanamamis ve kendini kaybetmis. Yummus gözünü acmis agzini seyfullah abiye:
-Ülen mosguf toomu, o nasil cay icmek öyle, iki seker neyine yetmiyor, madem serbet icecektin niye cayimi ariya saldin, sen hic mi cay icme görmedin ömründe, anan baban sana hic mi terbiye vermedi.... diye acmis agzini yummus gözünü. Seyfullah abi bakmis ki Yahya emmi fenalasiyor, yine kendini kaybedecek... Yahya emmi bastonuna sarilmadan odadan tüymüs. Acik olan kapidan kendini aldigiyla disari atmis...
Yahya emmi biraz sonra sakinlesmis ve diger genclere:
-Tüh, cocugun kalbini kirdim herhalde su bayram günü... demis
Birer cay daha icin diye genclere ne kadar israr ettiyse de kimse icememis.
Yahya emmi her yönüyle unutulmayacak bir insandi. Mekani cennet olsun...
|