KÖYDEN HIKAYELER & ANILAR
Insanlik Öldümü ?
Ceylanin Intikami
Capan Emmi
Ihsan Amcam ( Baba )
Panliya Bakan Geliyor
Selaminin Dügünü ( Patlak Davul )
Tat Yilmaz Sarikayanin Cetesine karsi
Gö Yahya Emminin Köy Odasi
Cengiz Hoca
Tat Yilmaz ve Aksaray Sanayi
Fikretin Motoru
Emmi oglu niye kaciyor ?
Piskopat Horoz
Okul Topu
Hizir Emmi Motordan Düstü
Isak Emmi , Cendermeler ve Ben
Eski Dügünlerimiz
Muhtar Emmimin Sigarasi
Avcilar
Tat Yilmaz ve Taksici
Gö Yahyanin Foteri
Göllü Bagi
Ilk televizyonlarimiz
Celebi Hoca
CELEBI HOCA
Yazan: Musa Ertem
Ögretmenler insan hayatinda anne babasindan sonra gelen en etkili insanlardir. Onlar bizim kisiligimizin olusmasinda son derece önemli rol oynarlar. Hele de ilkokul ögretmenlerimiz. Sanirim herkes ilkokul ögretmenini cok iyi hatirlar. Benim de ilkokulda iki tane ögretmenim oldu. Ilk üc yil Celebi Gül, ardindan iki yil Cengiz Tiftik. Her ikisini de saygi ve minnetle aniyor, ellerinden öpüyor, selamlarimi yolluyorum.
Ben bugün sizlere Celebi hocayla ilgili hic unutamadigim bir animi anlatacagim. Sanirim Celebi hocayi cogumuz taniriz. Ama belki yeni kusaklardan onu tanimayan olur diye ben hikayeme baslamadan önca onu kisaca sizlere tanitayim.
Celibi hoca, nami diger kel hoca köyümüze gelen ilk ögretmenlerden biridir. Uzun yillar köyümüzde ögretmenlik yapti. Elinden nice ögrenciler gecti. Cok temiz kalpli, kimsenin azinda cogunda olmayan bir insandi. Sonunda bizim köyden evlendi ve bize eniste oldu (Vayide ablamizla). Celebi hocayi sanirim herkes Göllülü kabul eder. Oglu Caglar, Cantekin ve kizi Aliye nereli diye bana sorulsa Göllülü derim. Cok iyi kaynastik birbirimizle.
Celebi hoca iyidir islahtir da, onun kendine has bir ögretme sekli vardir. Hani her yigidin bir yogurt yeyisi vardir ya, onunda öyle kendine kas bir ögrtemenligi vardi.Celebi hocanin kocaman bir sopasi olursu elinde. Özellikle okula yeni baslayan cocuklar o sopanin tadina bir bakarlardi. Celebi hoca isi bastan SIKI tutuyordu. Kim bilir kontrolü elimden bi kacirirsam, bi daha bu canavarlara söz dinletemem diye mi düsünüyordu aceba! Hani yeni evlenen damat evde kontrolü karisina kaptirmamak icin kediyi ilk günden parcalarmis ya; Celebi hoca da kediyi ilk günlerde parcaliyordu. Bu okulda patron benim, burada benim sözüm ve kurallarim gecer dercesine. Bu kurali tanimayan tek ögrenci Tat Yilmazdi. Her ne yaparsa yapsin Celebi hoca tat Yilmazi bir türlü kontrolü altina alamazdi. Yilmaz asi bir ögrenciydi. Hoca Yilmazi dövse, yilmaz cikar disari okulun ve lojmanin bütün camlarini indirirdi yere. O yüzden Yilmaz torpilli sayilirdi.
Hatirliyorum bir keresinde ben sanirim birinci sinifa gidiyordum, Yilmaz da ya dördüncü yada besinci sinifa gidiyordu. Sinifta tam ders esnasinda Yilmaz cebinden bir sigara cikartti ve yakti. Duman sinifa direklendi. Yanlis hatirlamiyorsam Sambazlarin Dede emmimin oglu Ali abi :
-Örtmenim, Yilmaz sigara iciyor, dedi.
Celebi hoca Yilmazin sigara ictigini zaten görmüstü ama garibim Yilmazdan cekindigi icin görmezden geliyordu. Bisey yapsa, Yilmaz bu, ne yapacagi hic belli olmaz, bir anda okulu tas yagmuruna tutabilir. Celebi hoca Ali abiye su cevabi verdi:
-Sana ne esek kafali herif, iciyorsa babasinin kesesinden iciyor, dedi. :-)
Yani Celebi hocanin kontrolü altina alamadigi tek cocuk Yilmazdi. Yilmazin disinda herkes Celebi hocadan tir tir titrerdi.
Birinci sinifa yeni baslamistim. Alti yasindaydim. Aslinda okul yasi o zamanlar yedi idi. Ama ablamlar Celebi hocayi aldatmislardi. Musa yedi yasinda diye. Tabi nüfus cüzdanimiz daha cikmamisti. Eskiden bu isler toplu olarak halledilirdi. Mahallenin cocuklari topluca Kochisara götürülür ve nüfus kayitlari yaptirilirdi. :-) O da genellikle diploma almak icin nüfus cüzdani gerekitiginde.
Nüfus memur sorar:
-Sen kac yasindasin oglum?
-Oniki yasindayim amca :-)
-Hangi gün dogdun oglum?
-Bilmiyorum amca.
Memur yazardi; birinci ayin biri, ikinci ayin ikisi yada ücüncü ayin ücü vs..... :-)
Sanirim bütün eski Türkler bu tarihlerde dogmustur. :-)
Bir keresinde nüfus dairesinden kardeslerimin dogum tarihlerini cikarttirmistim:
Sultan Ertem: 01.01.1959
Tayba Ertem: 01.01.1960
Nevse Ertem: 01.01.1961
Zübeyde Ertem: 02.02.1963
Döndü Ertem 01.02.1967
Musa Ertem: 02.02.!971
Nizamettin Ertem: 01.01.1975 :-) :-)
Nüfustan bu tarihleri aldigimda "babam da bayagi marifetli adammis" diye düsünmüstüm. :-) Sonradan anladim ki bu marifet babamin degil, nüfus memurlarininmis.
Anam da bilmezdi bizlerin dogum tarihlerini. Rahmetli anama sorardim:
-Ana ben ne zaman dogdum? Anam söyle cevap verirdi:
-Ne bilim oglum, aradan bu kadar zaman gecmis, nereden hatirlayayim senin ne zaman dogdugunu. Ama sen koyunlarin kuzulama zamani dogdun, derdi :-)
Eskiden dogum tarihleri böyle hatirlanirdi. Kuzular dogarken, capa zamani, harman zamani, ekin islenirken vs. vs. vs. :-)
Neyse ben hikayeme geri döneyim. Ablamlar Celebi hocayi kandirdilar ve beni alti yasimda okula kaydettirdiler.
Okulun henüz ilk günleriydi. Celebi hocadan cok korkardik. Ablamlar da gözümü iyice korkutmuslardi Celebi hoca hakkinda.
Celebi hocanin degnegi sinifin bir kösesinde hep dururdu.
Bi gün derste öyle bir daraldim ki anlatamam. Biraz dayanmaya calistim, biraz sonra teneffüse cikariz diye düsündüm. Ama Celebi hocanin ne zaman ders yapacagi, ne zaman teneffüse cikaracagi hic belli olmazdi. Dersi uzattikca uzatti. Ben de daraldikca daraliyordum. Tuvalet gidebilirmiyim diye sormaya korkuyordum. Celebi hoca dövebilir diye düsünüyordum. Ama öyle daraldim ki bir bilseniz. Donuma kacirmamak icin bütün cesaretimi topladim ve parmagimi havaya kaldirdim.
-Örtmenim, tuvaletim geldi.
Celebi hoca:
-Otur yerine, biraz sonra teneffüse cikacagiz, dedi
Parmagimi indirdim ve dayanmaya calistim. Ama ne fayda, zikkim gelince gitmiyor iste. Ders de uzadikca uzadi, yada bana öyle uzun geldi. Artik dayanamiyordum. Gözüm de Celebi hocanin kösedeki degnegindeydi. Korkuyordum.
Ama rezil olmak da istemiyirdum. Cesaretimi bir kere daha topladim ve parmagimi bi daha havaya kaldirdim. Celebi hoca havadaki parmagi gördü ve:
-Indir o parmagini havadan, esek kafali herif, biraz sonra teneffüse cikacagiz dedim sana, dedi.
Artik bütün ümidim kesilmisti. Dayanacak gücüm de kalammisti. Ve.... Ve olan oldu. Ben geleni tutamiyordum artik. Hepsini biraktim. Epey de birikmis. :-)
Önden ikinci sirada oturuyordum. Önümde Sambazlarin Dede amcamin oglu Ücler oturuyordu. Üclerin cocuklugu cok cigirtkandi. Cok da severdik birbirimizi.
Benim biraktigim sular Üclerin ayaginin altindan gecmic ve taa Celebi hocanin masasinin altina kadar varmis. Celebi hoca masasinin basinda sandelyesinde oturuyordu. Gelen suyu görmemis, ayakkabilari islanmis. :-)
Ücler bir anda olanlari görmüs. Yerinden öyle bir firladi ki anlatamam
-Örtmenim, örtmenim, Musa donuna isemis örtmenim.....
Bu cümleyi Ücler sanirim bagirarak birkac defa tekrar etti.
Siniftaki tüm cocuklardan öyle acayip sesler geliyordu ki... Aha musa isemis, aha musa örtmenin ayagini islatmis......
Celebi hoca bakti ki ayakkabilari islanmis. Beni dövecek diye cok korkuyordum. Ayaga kalkt, sopasina bakti, bir de bana bakti... Aglamamak icin kendimi zor tutuyordum. Korkudan da tir tir titriyordum. Siniftaki diger cocuklar samatanin tadini cikariyordu. Celebi hoca da ayakkabisina üzülüyordu.
Celebi hoca bana.
-Ülen esek kafali herif, sen benim basima bela mi geldin, bi daha, sinifa isersen gebertirim seni, dedi ve herkesi teneffüse cikardi.
Buradan Celebi hocaya , Üclere ve diger tüm sinif arkadaslarima selamlarimi gönderiyorum. Hey gidi günler hey.
-
|